Samsun Mobil Şehir Rehberi
Samsun'a dair her şey

Müze ve ören yerleri

ARKEOLOJİ-ETNOGRAFYA MÜZESİ

Samsun eski fuar alanı (bugün yeni Valilik binası yanı) içinde bulunan Arkeoloji-Etnografya Müzesi 19 Mayıs 1981’de ziyarete açılmıştır.

Müze orta salon ve simetrik olarak yapılmış iki yan salondan oluşmuştur.Orta salonda Antik Amisos Kenti’nde ortaya çıkarılan ve Roma İmparatoru Alexander Severus(M.S.222-235) zamanında yaptırılarak M.S.5.yy. sonlarında(Bizans Dönemi’nde) onarılan mozaik sergilenmektedir.Mozaik döşemede kompozisyon olarak çeşitli mitolojik sahneler simetrik olarak işlenmiştir.Merkezde Achilleus ile Thetis’in yer aldığı Troya Savaşı ile ilgili sahne, bu sahnenin dört köşesindeki panellerde mevsimleri simgeleyen portreler ve mevsimlerin arasındaki dikdörtgen panellerde Nereidler ve deniz yaratıkları tasvir edilmiştir.Bu figürlü sahnelerden ayrı olarak dikdörtgen bir panelde ise kurban sahnesi işlenmiştir.

Orta salonun dip kısmında üç adet seyyar vitrin içinde ülkemizin en önemli buluntularından Amisos Hazinesi sergilenmektedir.Amisos kentinde bulunan bir erkek ve iki kadına ait kaya oyma mezar odasında pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin dışında zengin bir takı koleksiyonu ele geçmiştir.Erkek mezarında bulunan altın taç ile kadın mezarlarındaki yine altın bilezikler, küpeler, düğmeler, elbise süsleri, yüzük, saç tokası, bileklik, kolye ve gerdanlıklar yüksek sanat işçiliği ile dikkat çeker.Söz konusu eserler M.Ö. 4.yy.’ın sonuna tarihlenir.

Müzenin yine bu bölümünde Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Emevi, Selçuklu, Orta Çağ Avrupa, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait sikkeler sergilenmektedir.

Sağdaki salonda Samsun ve çevresinde ele geçen Kalkolitik, İlk Tunç, Er Hitit Çağları ile Helenistik ve Roma Dönemlerine ait eserler kronolojik olarak düzenlenmiştir.

Bu eserlerden Bafra ilçesindeki İkiztepe’de İstanbul Üniversitesi tarafından yapılan sistemli arkeolojik kazılarda ele geçen Kalkolitik, İlk Tunç ve Er Hitit Çağlarına ait broz, kemik, taş ve pişmiş toprak eserler ayrı bir önem taşır.Her iki yüzü kabartmalı törensel bronz mızrakucu, İkiztepe halkının maden sanatında ne kadar ileri bir seviyede olduğunu gösteren en güzel örneklerden birisidir.Ayrıca, İkiztepe’de bulunan, İlk Tunç Çağı ameliyatlı kafatasları da Müze’nin dikkat çeken diğer buluntularını oluşturur.Yine bu salonda sergilenen ve M.S. I.yy’a tarihlenen bronzdan çıplak atlet heykeli Müze’nin en gözde eserlerindendir.

Diğer yan salonda ise Samsun Bölgesi’nden Müzeye intikal etmiş etnografik nitelik taşıyan bindallılar, peşkirler, para ve saat keseleri, el yazması Kuran’lar, süs eşyaları, silahlar, mutfak eşyaları, halı ve kilimler sergilenmektedir.Ayrıca yine bu salonda Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 80. yılı münasebetiyle hazırlanan, 80 ilin simgesini taşıyan ve büyük ilgi çeken Sevgi Yorganı yer alır.

Diğer taraftan, Müze bahçesinde Klasik, Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemlerine ait eserler sergilenmektedir.Bunlardan küpler, lahitler, steller, miltaşları, çeşitli mimari öğeler ve kabartmalar dikkat çeker.

Adres: Fuar Akanı – Samsun
Tel: (+90-362) 431 68 28
Ziyarete açık saatler: 08.00-17.00
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç her gün

GAZİ MÜZESİ

Kale Mahallesi Mecidiye Caddesi üzerinde yer alan tarihi bina Samsun Belediyesi’nin girişimiyle 1940 yılında Gazi Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.1995 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilen bina restore edildikten sonra 8/11/1998’de tekrar müze olarak açılmıştır.Gerçekleştirilen büyük çaplı restorasyon sonrası 22/05/2006’da yenilenen teşhir düzeniyle birlikte çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak yeniden ziyarete açılmıştır.Atatürk Müzesi’nden getirilen Ulu Önder Atatürk’e ait eşyalarla Müze zengin bir eser koleksiyonuna sahip olmuştur.Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı zaman Mıntıka(Mantıka) Palas olarak bilinen bu binada kalmıştır.Bina daha sonra 20-24 Eylül 1924’deki ikinci gelişinde Ulu Öndere Samsun halkınca hediye edilmiştir.Yine 16 Eylül 1928 ve 22 Kasım 1930’da Atatürk Samsun’a tekrar geldiğinde bu binada konaklamıştır.Binanın giriş ve üst katında 191 adet eser sergilenmektedir.Ayrıca üst kattaki salonda 19 Mayıs 1919’da Atatürkle beraber Samsun’a çıkan 18 silah arkadaşının balmumu heykelleri de ziyarete sunulmuştur. Yüksek Kurul’un 08/03/1985 tarih ve 798 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

Tel: (+90-362) 435 75 35
Ziyarete açık saatleri: 08.00-17.00
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç her gün

 

Örenyerleri
 

Dündartepe (Öksürüktepe) Ören Yeri:

Samsun Merkez ilçenin 3 km. güneydoğusunda bulunan 15 m. yüksekliğindeki Höyükte, Kalkolitik, Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin üç kültür katı vardır. Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç Çağı’na aittir. Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmıştır. 1. kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları, el yapımı seramik parçaları, pişmiş toprak ağırlıklar, çakmaktaşı bıçak vs. bulunmuştur. Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki 2. kültür katı Eski Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak, koyu gri renkli, içi kırmızı yada kahverengi kaplar, kemik eşyalar, pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur. Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit dönemine tarihlenen 3. kültür katında üç yapı katı saptanmıştır. Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler (M.Ö. 1500-1200), ikinci yapı katında taş temel kalıntıları (M.Ö.1500), üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı, çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramik buluntuları, pişmiş toprak mühürler, hayvan heykelcikleri, kemik iğneler (M.Ö.1500’den önce) ele geçirilmiştir.

 

Tekkeköy Ören Yeri: Dündartepe’nin 14 km. güneydoğusunda Tekkeköy ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. 1940’da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Hitit ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Buluntular arasında çark yapımı, devetüyü, kırmızı renkli seramikler çoğunluktadır. Eski Tunç Çağı katında ise çok sayıda gömüt, el yapımı seramik buluntular, siyah zemin üzerine beyaz boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli, çizgi bezekli kaplar, kabartma insan yüzlü vazolar (antropomorf) gün ışığına çıkarılmıştır.

İkiztepe Ören Yeri: Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Yüzey araştırmalarında Eski Tunç Çağı ile Erken Hitit dönemi yerleşimleri olduğu anlaşılmıştır. İkiztepe’yi oluşturan yükseltiler dört gruba ayrılmıştır. İkiztepe’nin ilk katı M.Ö. 2. bin başlarında yoğun yerleşmeye sahne olmuştur. İkinci katta, Tunç Çağı yapı kalıntıları ve erken Hitit dönemine tarihlenen çok sayıda gömüt bulunmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu, metal gereçler, kemik iğne ve bizler ölü armağanı olarak bırakılmıştır. Bu armağanlar, çark yapımı seramikler, kırmızı renkli kadehler, gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe II’nin Tunç Çağı seramik buluntuları, deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar ilgi çekicidir.

Asarkale: Bafra İlçesi’nin 30 km. güneybatısında, Kızılırmak Vadisi içerisinde ve Altınkaya Barajı yakınındadır.  Asarkale, Hellenistik Çağ’a ait olup savunma (korunma) amacıyla yapılmıştır. Anakayaya oyularak yapılmış (3) adet mezarın da aynı döneme ait olduğu sanılmaktadır.Paflagonya Bölgesi içerisinde bulunan Asarkale, stratejik yönden önemli bir konuma sahip olup askeri amaçla (savunma) kullanılmıştır. İkisi kalenin yamaçlarında, biriside ırmağın (Kızılırmak) karşı yakasında olmak üzere Grek mimarisinin özelliklerini taşıyan 3 adet kaya mezarları bulunmaktadır. Asarkale ve Paflagonya tipi bu üç kaya mezarı Hellenistik Döneme (M.Ö. III.yy) tarihlenmektedir.Irmak seviyesinden yaklaşık 300 m yükseklikte kaleye, girişi yol hizasında olan bir tünelle çıkılabilmektedir.Askeri amaçla yapılan bu tünel asfalt yol yapılmadan önce ırmağa açılıyordu.

Kaledoruğu Höyüğü: Kavak ilçesinde bulunan höyükte, Eski Tunç Çağı buluntuları 1940-1942 yıllarında yapılan kazılar sonucu günı şığına çıkarılmıştır. Gömütle ölülerin düzeltilmiş toprak üstüne hoker (cenin) pozisyonunda yatırıldığı dikkati çekmektedir. Ölü armağanları arasında el yapımı siyah, kırmızı, kahverengi, yivli (kazıma çizgili) kaplar, yassı balta, hançer, kemik biz ve ağırşaklar bulunmuştur.

Lerdüge Tümülüsleri: Havza ilçesinin 21 km. doğusunda Lerdüge döneminde beş tümülüs saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir. 4 no’lu tümülüsün buluntularından ve mimari tekniğinden M.Ö. 1-M.S. 2. yüzyıl arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Demir kenetlerle bağlanmış taş kapaktan oluşan girişten, tonoz örtülü dromosa (geçit) ve küçük bir kapıdan gömüt odasına girilmektedir. Kesme taştan tonoz örtülü gömüt odasının duvarları insan ve hayvan betimleri ile süslenmiştir. Betimler, bitkisel ve geometrik motiflerle çevrilidir. Altın süs gereçleri, tunç kandiller, çeşitli büyüklükte şişeler, tümülüste bulunan eşyalardır.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.